GENÇ OGRETMEN
ANASAYFA
İLETİŞİM
ONLiNE DERSANE
KARİYER
EGİTİM
KULTUR-SANAT
=> minyatür
=> Bob Ross teknikleri
=> ahşap boyama
=> t-shirt boyama
=> seramik
=> karikatür
=> müzikal
=> bilgisayarda müzik
=> heykel
=> resim
=> kısa film
=> cam işlemeciliği
=> röportaj
=> Müzik
=> genel kültür
=> tiyatro
=> edebiyat
=> Sinema
=> Google Earth’te Sanat
=> Eski sanatlar: Vitray
=> Kültür Sanat Sözlüğü: Reprodüksiyon
=> Sanal müze bileti
=> O Bir Dünya Çizeri: Selçuk Demirel
=> Resim Yiyelim...
HOBi
SPOR
GEZi
MUZiK
SAĞLIK
YAŞAM
TEKNOLOJi
SİNEMA
KiTAP
ALTERNATiF TIP
EGLENCE
OYUNLAR
ARŞİV
GÖRÜŞ KABİNİ
TOPLiST
DiNi YAZILAR

Ekol Hoca Din dersi Matematik Nişanlık Modelleri
Müzik
Rock Müzik

Soğuk savaş yılları, siyahlar ve rock’n roll

Tarihin tozlu sayfalarına doğru küçük bir yolculuk yapacak olursak, 1950’li yıllarda dünya, özgürlük, soğuk savaş ve komünizm gibi konularla çalkalanıyordu. Dolayısıyla devir, yolculuk tutkunlarının, caz ve şiirseverlerin, asilerin devriydi... James Dean, Marlon Brando pek revaçtaydı. Blucinler, rahat tavırlar, tutkular ve özgürlük merakları modaydı. Kültürel açıdan soyutlanmış olma duygusuyla yaşayan siyahlar, müzik alanında kendilerini gösteriyor, plak şirketleri kuruyor, konserler düzenliyorlardı.

Ünlü sanatçı Ray Charles, birçok müzik türünü ustalıkla birleştirerek, popülerliğine popülerlik katıyordu. Bu birleştirmelerden ufak ufak rock’n roll şekillenmeye başlıyordu. Geleneksel cazın rhythm’n blues ile karışmasından doğan bu müzik, sağlam bir yere oturacağının sinyallerini, o zamandan veriyordu. Elvis Presley ise siyahların başlattığı bu akımın, ilk beyazı olarak çıktı sahnelere. Asi imajı, serseri sırıtışları, ilginç bir kılık... Jerry Lee Lewis, Gene Vincent, Chuck Berry derken, 50’li yılların sonunda rock’n roll, artık fevkalade bir popülariteye sahipti.

İngiltere, Beatles ve Rock akımı

60’lı yılların başında, bu akım İngiltere’yi de etkilemiş, Dixieland cazı ile birleştirilerek, yavaş yavaş örneklerini vermeye başlamıştı. John Lennon, Paul Mc Cartney, George Harrison ve Pete Best biraraya gelerek, küçük bir grup kurdular. Daha sonra Pete Best’in yerini, Ringo Starr’ın alması ve menajer anlaşmalarıyla, grup tamamen şekillendi. Beatles adını alan grup 60’lı yıllarda, öyle bir olay yarattı ki, gençler onlar gibi giyinmeye, onlar gibi saçlarını kestirmeye başlayıp konserlerinde çılgınca eğlendiler.

Amerikan müziğinin alt türlerinden etkilenerek işe başlayan Beatles, çok geçmeden kendi türlerini oturtarak, tamamen rock müzik yapmaya başladı. Onları Mick Jagger’in grubu Rolling Stones ve benzer gruplar izledi. Beatles’in artık eskimeye yüz tuttuğu dönemde ise, ünlü virtüöz Eric Clapton büyük bir patlama yarattı. Özellikle, üyesi olduğu Cream grubu ile büyük başarılara imza attılar. Rock, İngiltere’de iyice hayat buluyordu. Bu dönem ortaya çıkan grupların ortak noktası, hızlı şöhret, para ve gece hayatıydı. Rock, sadece müzik değil, bir yaşam tarzı olmuştu. Kılık kıyafet, motosikletler, saç stilleri, cool ve ilgisiz duruşlar...
Amerika, 60 sonları ve psikedelik rock...

Amerika’da, o yıllarda Bob Dylan rock’n roll’u daha da farklılaştırarak, gene müzikal gelişime katkı sağlamış oluyordu, hatta daha sonradan “60 gençliğinin lideri” ünvanını aldı. 65’te çıkardığı albümlerinin baş döndürdüğü bu süreçte, Dylan artık tam bir rocker’dı. Konserleri, zaman zaman ayaklanmalara dönüyordu. Bob Dylan ve benzeri şarkıcılar, artık birer şaire dönüşmüşlerdi. Protest şarkılarıyla, ilginç şeyleri konu ediyorlardı. 66 ve sonrası, daha farklı tarzlar deneyen rock grupları türedi. Dönemin protesto yürüyüşleriyle aynı çağı yaşayan rock, sonunda kendini asit’e kaptırdı. 1966 başına kadar kullanması yasal olan LSD ve rock, kendini “trip”e, yani asitli yolculuğu öven bir tarza dönüştürmüştü. Jefferson Airplane ve Grateful Deads gibi yerel gruplar, bu akımın öncülerindendi.
  Başta folk rock topluluğu olarak ortaya çıkan Jefferson Airplane, özgür aşktan, toplumsal konulardan ve halüsinojenlerden bahseden şarkılarıyla, kendini iyice hippi hareketinin içinde bulmuştu. Bu tarza, psikedelik rock adı verildi. Plak şirketleri, bu başarıya şans vererek Janis Joplin, Carlos Santana gibi sanatçılara da yer verecekti. 66’da ortaya çıkan The Doors grubunun solisti Jim Morrison, sahne performansı ile dikkatleri üzerine çekmişti. Jim Morrison, hayranları tarafından göklere çıkarılan, asi bir kuşağın sözcüsü olmuştu adeta. Psikedelik rock, kendisini tam olarak Büyük Britanya’daki bir konserde gösterdi. Bu konserde ilk kez sahneye çıkan gruplardan biri, Pink Floyd’du. Oldukça ilginç ışık gösterileri ve psikedelik söz ve müziklerden oluşan şarkılarıyla Pink Floyd, başta Alman topluluklar olmak üzere, pek çok topluluğu etkiledi. Bu gruplar sayesinde rock, ciddiye alınmaya başlandı. O zamanların en önemli tartışma konusu, rock müziğin sanat müziği olup olmadığıydı. The Doors ve Pink Floyd, günümüzde hâla inanılmaz bir hayran kitlesine sahip ve hâla çok fazla dinlenen şarkıların sahipleri.

70’ler ve sonrası

Jimi Hendrix, Janis Joplin, Leonard Cohen, Tom Waits derken 70’li yıllara gelindi. Rock, birçok alt tür edinmişti ve edinmeye de devam ediyordu. Brian Eno, Genesis, U2, Elton John gibi daha yumuşak rock yapan isimler, yetmişli yıllarda kendilerini gösterdiler. Rock artık inanılmaz popülerdi. Punk rock tam da bu sıralarda kendini gösterdi. 60’lı yılların punk’ının kendini beğendirme kaygısı olmayan duruşunun, rock’ın popülerliğini eleştirişi, fazla sürmedi. Punk da kısa sürede endüstri tarafından ele geçirilerek moda bir tür oldu. 80’li yıllarda ise, bir heavy metal patlaması yaşandı. Rock’ın çok daha serti diyebileceğimiz heavy metal, içinde mutlaka küfür ve karşı koyuş içeren sözler bulundurmaktaydı. 80’li yılların sonunda, yeni rock anlayışını getiren Amerika Seattle kenti oldu.
Nirvana, Pearl Jam, Therapy, The Pixies gibi gruplarla, alternatif rock patlaması yaşandı. Grunge adı verilen bu tür sayesinde, rock yeniden canlandı. Fugazi, Rites of Spring gibi gruplar ise indie rock diye bilinen bir tarzın yaratıcısı oldular. indie rock anlam olarak, bağımsız (independent) rock anlamına gelir. Ve sırada emo rock var. Emo rock, bir şekilde içinde duygusal öğeler ve buna uygun şarkı sözleri barındıran, karakteristik bir müzik olarak tanımlanabilir. Günümüzde sıkı hayranları olan Evanescence grubu, bu rock türüne örnek olarak gösterilebilir.

Günümüz…

  90’lı yılların sonu ve 2000’li yıllarda, trip hop, alternatif rock, emo rock konusunda o kadar fazla grup çıktı ve çoğu da o kadar çok birbirine benziyordu ki artık bunları belirli bir kalıbın altına sokmak ve birbirinden ayırmak, neredeyse imkânsız hale geldi. Fakat 2000’li yılların en çok sevilen rock gruplarını ve solistlerini, alt tür üst tür ayırmadan şöyle bir anabiliriz: Creed, Limb Bizkit, Beck, Linkin Park, Placebo, System of a Down, Bush, Gorillaz, Muse, Green Day, The Rasmus, Coldplay, Staind, Evanescence, Starsailor, Garbage, Incubus, Keane, Nickelback, Maroon 5, Hoobastank.

 

Türkiye’de Rock Müzik

Türk Rock’ına baktığımızda ise, fazla dallanıp budaklanmayan, Pop/rock, alternatif rock ve Anadolu rock gibi tarzların hâkimiyetini görüyoruz. Geçmişe bakarsak, Barış Manço, Fikret Kızılok, Moğollar, Cem Karaca, Erkin Koray, İlhan İrem, MFÖ, Üç Hürel, Yeni Türkü gibi birçok meşhur grup ve sanatçı aslında rock tarzında çalışmalar yapıyorlardı, fakat çoğu bir şekilde popüler müziğin de tesiri altında kalmıştı. Türkiye’de tam anlamıyla rock anlayışı pek oturmamıştı. Dolayısıyla uzun bir süre televizyonlarda, radyolarda Türkçe sözlü rock müziğine ait bir çalışma görülmedi. Rock barlarda çıkan, kendi demolarını hazırlayan birçok grup vardı fakat bu isimler gün ışığına henüz çıkmamışlardı. Rock müziğin tam olarak ne olduğu tüm dünyada tartışılırken elbette Türkiye’de de bu müzik pek kolay anlaşılamadı.

1990’lar Türk rock müziğine ivme kazandıran yıllar oldu. Pentagram, Haluk Levent, Özlem Tekin, Şebnem Ferah, Egoist, Teoman, Kargo, Demir Demirkan, Feridun Düzağaç, Mor ve Ötesi, Kurban gibi isimler ve gruplar; 90'ların sonlarında ise Vega ve Duman Türk müzikseverlere kendilerine ait tarzlarıyla Türk rock müziğini sevdirdiler.

2000’li yıllarda ise Aylin Aslım, Badem, Manga, Gece Yolcuları, Seksendört, Gripin, Yüksek Sadakat, Pinhani, Direc-t, Çilekeş gibi isim ve gruplar rock severlere kendilerini tanıtırken bir yandan da daha genç yaşlardaki dinleyici kitlesine de ulaşmayı başardılar.

Türk rock müziği günümüzde hiç durmadan ilerleme kaydediyor ve var olanların yanına yepyeni isimler ekleniyor. Umarız tüm bu isimler kalitelerini bozmadan, güzel albümler çıkarmaya devam ederlerken yepyeni gruplar da Türk rock müziğine yepyeni yorumlar getirmeyi başarır.
 


REKLAM ALANI

Reklamı Kapat
Bugün 1 ziyaretçi (12 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

Zirve100 Site ekle
Eğitim