GENÇ OGRETMEN
ANASAYFA
İLETİŞİM
ONLiNE DERSANE
KARİYER
EGİTİM
=> Amerika'da eğitim
=> Green Card Nedir?
=> verimli çalışma ve öğrenme teknikleri
=> alternatif eğitim dosyası
=> mba
=> au – pair’lik
=> sertifika programları
=> üniversite rehberi
=> yurt dışı burslar
=> work & travel
=> yüksek lisans
=> tezsiz yüksek lisans programları
=> Ders Disi Egzersiz Planlari
KULTUR-SANAT
HOBi
SPOR
GEZi
MUZiK
SAĞLIK
YAŞAM
TEKNOLOJi
SİNEMA
KiTAP
ALTERNATiF TIP
EGLENCE
OYUNLAR
ARŞİV
GÖRÜŞ KABİNİ
TOPLiST
DiNi YAZILAR

Ekol Hoca Din dersi Matematik Nişanlık Modelleri
alternatif eğitim dosyası

alternatif eğitim dosyası

Miskinliği yen!
 
Bir şeyler yapmak istiyorsun! Sen de oturup kalmaktan sıkılıyorsun! Fakat bir türlü harekete geçemiyor musun? Hayata dair kararlar alıyorsun ve onları pratiğe dökemiyor musun? O zaman sende miskinlik belirtileri var demektir. “Kişisel Ataleti Yenmek” adlı kitabın yazarı Mümin Sekman miskinliği “atalet” kelimesi ile tanımlamış. Fakat kulağa daha tanıdık gelmesi için biz buna “miskinlik” demeyi tercih ettik. Atalet kelimesi ile kast edilen şu: tembellik, miskinlik, hareketsizlik, eylemsizlik, durağanlık vs. İşte bu haller uzun sürmeyecek çünkü üzerimizde bir kara bulut gibi gezen bu miskinlik halini yenmenin, zinde ve hareketli olmanın, eyleme geçmenin çeşitli yolları var.

Sekman’ın değerlendirmeleri şöyle:

•    Bir şey yapmaya karar verdiysen
•    O şeyin senin için iyi olduğunu biliyorsan
•    Başarı istiyorsan
•    Tüm bunları yaparak neler kazanacağını biliyorsan
•    Bunları yapmayarak neler kaybedeceğini biliyorsan

artık yapman gereken tek şey miskinliğini yenmek! İçinde kol gezen o miskinliği de yendiğin zaman kim tutar seni!

Nedir bu miskinlik halleri? Nasıl kurtulurum bu hallerden?

Amaçsızlık: İnsanın hayatta bir amacı yoksa bunu takip edecek şey tabii ki de miskinliktir. Bundan kurtulmanın yolu ise hayattaki amaçları belirlemek. Hayattan ne istediğini belirlemek için kişisel gelişim kitaplarından faydalanabilirsin. Bu işe Mümin Sekman’ın kaleme aldığı “Ya Bir Yol Bul, Ya Bir Yol Aç” kitabı ile başlayabilirsin.

Maddi imkânsızlıklar da miskinliğe yol açar. Bir işe atılmak istendiğinde onu sağlayacak maddi imkânlar yetersiz ise bu da harekete geçmeyi engeller. Bir işe başlarken maddi açıdan yeterli olabileceğin ve aynı zamanda seni tatmin edebilecek işlerde karar kılarsan harekete geçmen kolaylaşacaktır. Ya da çeşitli kredi olanaklarından da faydalanabilirsin: Eğitim Kredisi ve Taşıt Kredisi sana yardımcı olacaktır.

İsteksizlik de hareketi geçmenin bir engelidir. Bir işi severek ve isteyerek yapmak çok önemlidir. Tabii ki herkes istediği bir işi yapmak ister, fakat bazen istemediğimiz işlerle de uğraşmamız gerekebilir. O zamanlarda da bu işi başaracağına kendini motive etmelisin ve elinden geleni yapacağına kendini inandırmalısın. Ayrıca istemeyerek yapacağın bu işi kendin için bir test olarak belirleyebilir; dayanıklılığını, sabrını ölçebilirsin.Aşırı hareketlilik de miskinliğe yol açabilir. Nasıl mı? Bir konuya verdiğin önceliği bir başka konuya vermezsen o konuda miskin davranmış olursun. Senden ilgi bekleyen her konuya, uğraşmak durumunda olduğun her işe vakit ayırmalı; günlük programında bu işlere de yer vermelisin. Örneğin bugün çok ders çalışman gerekti ve yorgunsun, fakat aynı zamanda bu annen/sevgilin/baban/kardeşin/arkadaşın vs. için özel bir gün ve ona vakit ayırman gerekiyor. Fakat ders çalışmak için harcadığın enerji, o kişi için harcayacağın enerjiyi de aldı götürdü. Bu durumda önceden bir program yapman gerekirdi. Mesela dersine daha önce çalışmaya başlayabilir, o günün bir kısmını da o özel kişiye ayırabilirdin. Bunu yapmadın mı? O zaman kendini motive etmeli, onu mutlu etmek için elinden geleni yapman gerektiğine kendini inandırmalı ve harekete geçmelisin!

Yapılan işe inanmamak da miskinliğe yol açar. Kendine ve yapılan işe inanmak miskinliği yenmek için gerekli bir adımdır. Kendine olan inancını artırmak için kendine olumlu şeyler söylemeli, bu işin sonunda olumlu şeyler edineceğine kendini inandırmalısın. Başarının sana getireceklerini hayal edip motive olmalısın.

Fiziksel hareketsizlik zihinsel hareketsizliğe neden olur. Zinde olan bir vücut, zinde olan bir zihne işaret eder. Vücudunu zinde tutacak egzersizler yapmalı ya da bir spor okuluna yazılarak spora zaman ayırmalısın.

Çok başarılı olmak da miskinliğe yol açabilir. Başarılı bir tablo gösterip kendine fazla güvenir ve çalışmalarını yavaşlatırsan bunun sonu miskinlik olabilir. Zaten işte bu yüzden işverenler, öğretmenler ya da başka bir şekilde senin üstün olan kişiler azmini kaybetmemen için sana çok başarılı olduğunu söylememeye çalışırlar. Kendine olan fazla güven senin yeni şeyler öğrenmeni engelleyebilir. Bu konuda biraz daha mütevazı olmak ve her zaman yeni şeyler öğrenmeye açık olmak gerekir.

Korkak, kötümser ve tembel kişiler de potansiyel miskinlerdir. Harekete geçmek için enerji, girişkenlik ve cesaret gerekir. Bu negatif özelliklerinin bir kısmı doğuştan gelmektedir. Fakat bu, bunları aşmanın yolları yok demek değildir. Çeşitli kişisel gelişim kitapları okuyarak cesur, iyimser ve atak bir kişiliğe sahip olmak mümkün. Tabii önce bu araştırmaları yapmak için bir enerji gerekiyor!


Mükemmeliyetçilik
de miskinliğin nedenlerindendir. En iyisini yapana kadar hiçbir şey yapmamak da hareketsizlik ve cesaretsizliktir. Sen mükemmeli ararken zaman çoktan geçmiş olabilir, harekete geçme aşamasını çabuk tutmalısın. Etrafındaki “iş bitirici” karakterleri kendine örnek alarak onları yakından takip edebilirsin.Miskinliğin nedenlerini bulduk, onlardan kurtulmanın yollarına da göz attık. Zaten bir şeyler yapmaya karar vermiştik, fakat bir türlü harekete geçemiyorduk! Artık harekete geçmemenin bir nedeni kalmadı! Bir şeylere çok geç kalmadan, harekete geçmek şart! İçinde bir miskinlik hali varsa bunun nedenlerini bul ve onların üstüne git!

kaynak kitap:

Sekman, Mehmet. Kişisel Ataleti Yenmek. İstanbul: Alfa Yayınları, 2001.

Buraya da bak:
http://www.kigem.com
http://www.muminsekman.com

Güzel ve etkili konuşma

Biliyoruz, bazı özelliklerin doğuştan var olabilir, “bu işe yeteneğim var, içten gelen bir şey” dediğin zamanlar olabilir… Ama şöyle bir cümle kurmana imkân vermiyoruz: “Ben konuşamam, utanırım, sıkılırım, hitap yeteneğim yok benim.” Evet böyle bir şeyi aklından asla geçirme, çünkü güzel ve etkili konuşmanın da bir yolu yordamı var. Bu konu hakkında öğrenilmesi gereken birçok şey var, şimdi sana söyleyeceklerimizi dikkate alır ve çalışmalara başlarsan sen de güzel ve etkili konuşan biri olabilirsin. Belki de zaten öylesin, biz yine de birkaç noktaya bir göz atalım.

Meseleyi önce kendinle hallet

Kendi kendine edindiğin birçok şey, beynin içinde yer alır ve gerektiği yerlerde su yüzüne çıkıverir. Bunlardan bir tanesi de iç konuşmalar. Kendi kendine konuşurken beyne yolladığın bazı sinyaller, daha sonra seni etkilemek üzere bir yerlere tutunurlar ve ortaya çıkacak zamanı beklerler. İşte bu sinyaller olumsuz sinyaller ise bir yerlerde bir şeyler yanlış gidiyor demektir. Bir konuşma yapmadan önce “Ben bu işi yapamam, ben korkarım, çekinirim, o gün gelince her şey berbat olacak, rezil olacağım, her şeyi unutacağım” benzeri iç konuşmalar o gün geldiğinde sana asla rahat vermezler. Bu tür olumsuz düşünceler yerine, kendine olumlu mesajlar göndermelisin. Bilinçaltına sürekli bir şeyler gönderdiğinde, bilinçaltın söylediğin her şeye gerçekmiş gibi yaklaşacaktır. Sen ona ne söylersen o da onları kabul edecektir. Bu yüzden söylemen gerekenler bu tür olumsuz şeyler değil. Kendine olumlu şeyler söyle ki, bilinçaltın da buna inansın ve sana destek versin. Bu yüzden kendi kendine söylemen gerekenler şöyle olmalı:•    Bana herkesin içinde konuşma fırsatı tanındı, bunu en iyi şekilde değerlendirmeliyim.
•    Ben bunu yapmayı istiyorum, böylece faydalı birçok şey öğreneceğim. 
•    Elimden gelen her şeyi yapacağım.
•    Ufak tefek hatalar olsa bile onlardan ders almayı öğreneceğim. 
•    Bu konuşma sayesinde büyük bir tecrübe edinecek, gitgide daha iyi bir konuşmacı olacağım.

Bu ve bunun gibi olumlu düşünceler seni rahatlatacaktır. Endişe etmeden, kaygılanmadan bu olumlu sinyalleri kendine gönderirsen kendine güvenin artar ve hazırlıklarını daha kontrollü yapabilirsin. Kontrol sende olduktan sonra zaten işin gerisi kolay! Olumsuz düşüncelerin kontrolünü kaybetmene neden olmasına izin verme!

Bir, iki, üç, hazıııııııııır!

Bir konuşma yapmaya karar verdin ve kendini buna motive ettin, artık olumsuz düşüncelerle canını da sıkmıyorsun, sıra geldi hazırlanmaya. Konuşmalara hazırlanırken dikkat edilmesi gereken önemli birçok unsur bulunuyor:

Dinleyici ne istiyor? Onlara hangi bilgiler gerekli? Dinleyiciyi konuşmana nasıl motive edebilirsin? Onlara düşüncelerini nasıl satabilirsin? Dinleyici üzerinde nasıl bir etki bırakabilirsin? İşte bunlara odaklanarak hazırlıklara başlayabilirsin.

Ünlü hafıza uzmanı Tony Buzan, konuşmanın planlı ve kontrollü yürümesi için “Zihin Haritası Yöntemi”ni öneriyor. Bu yöntem için bir A4 veya A3 kâğıt, renk renk kalemler ve bir de yeterli zaman gerekiyor.

•    Kâğıdın ortasına ana konuyu betimleyecek bir kelime yaz veya bir şekil çiz. Bu diğer yazacaklarından biraz daha büyük olabilir, dikkat çekmesi için de kırmızı renk kullanabilirsin.
•    Ana konuyla ilintili olan aklına gelebilecek tüm anahtar kelimeleri ana kelimenin etrafına serpiştirerek yaz.
•    Anahtar sözcüklerin altına ufak ufak hatırlatıcı maddelerle ayrıntılarını yaz. Çağrışım yapmaları açısından bu hatırlatıcılar önemli.

İşte bu ufak hatırlatıcılar ile cümle bile kurmaya gerek kalmaksızın anlatacaklarının bir şemasını oluşturdun. Konuşmanı sistemli bir hale getirmek için ilk adımı attın.

Basit cümleler ile dinleyiciyi kontrol altına al: Hazırlıklarını yaparken basit cümleler kurmaya dikkat etmelisin. Dinleyici uzun cümleler karşısında yılacak ve konsantrasyonunu kaybedecektir. Onu aktif bir dinleyici kılmak için cümleleri kısa ve basit tutmak gerekir.Konuşmanın başlığını belirle: Konuşman için başlık seçerken klişelerden uzak durmalı; merak uyandıran, hareketli bir başlık seçmelisin. İlgi uyandıran, içeriği yansıtan, en az dört en fazla altı kelimeden oluşan ve bir reklâm sloganı gibi etkili bir başlık bulmak önemli
.

Konuşma yapısını oluştur:
Bu konuda en basit yöntem olan giriş - gelişme - sonuç yöntemi işe yarıyor. Giriş kısmında ne anlatacağını dikkat çekici bir şekilde anlat ve izleyicinin konuya ilgi duymasını sağla. Gelişme bölümünde monoton olmayan bir ses tonu ile, aralara konu ile ilgili espriler sıkıştırıp dinleyiciye dinlenme fırsatı da vererek anlatacağın konuyu güzelce anlat. Sonuç bölümünde de dinleyicinin aklında kalmasını istediğin anahtar kelimeleri tekrarla.

Konuşmana bunları sıkıştır: Benzetmeler, mizah, örnekler, resimler, sorular, tasvirler, abartmalar, açıklamalar, anekdotlar, fıkralar, duygulandırmalar, istatistikler, tekrarlamalar, alıntılar, küçük çaplı espriler, mimikler...

Dinleyicilerini etkile!

Konuşuyoruz ama kime konuşuyoruz? Elbette ki birilerine konuşuyoruz ve onları etkilememiz, onlara kendimizi dinletmemiz gerekiyor.

Peki bu nasıl olacak?

•    İnsanın en çok önemsediği şeyin kendisi olduğunu unutma! Kendisini önemseyeni sen de önemsersen seni dikkate alacaktır.
•    Konuşman sırasında dinleyiciye odaklan, konuşmana değil. Konuşman sırasında kendine ve konuşmana odaklanır, dinleyiciyi unutursan onları kaçırırsın. Peki dinleyiciye nasıl odaklanacaksın? Göz teması kurmak faydalı olacaktır. Sorular sorarak onları canlı tutabilirsin, ayrıca soru sormalarına da izin verebilirsin.
•    Zor bir konu mu seçmiştin, eyvah beni anlamayacaklar mı demiştin? Hayır, buna hiç gerek yok. Konuyu basitleştir ve herkesin ilgisini çekecek şekilde anlat. Burada şuna da dikkat et: Karşımdakiler beni anlamazsa kaygısına kapılma, sonra senin onları aptal yerine koyduğunu düşünebilirler. İnsanların anlama kapasitesini asla küçümseme.
•    Konuşurken önce söylediklerine kendin inanmalısın, aksi takdirde inanmadığın şeyleri anlatarak, hem sözlerinle hem de beden dilinle güven vermeyen bir görüntü çizersin.
•    Hitap da bu konuda önemli bir unsur. Tepeden bakar gibi, karşındaki hiçbir şey bilmezmiş gibi bir sunum yaparsan olumsuz bir etki bırakırsın. Fakat bir arkadaş gibi konuşur, sadece bildiklerini paylaşıyor havası verirsen daha çabuk kabul görürsün.
Bitiriyoruz!

Konuştuk, konuştuk ve artık bitirme zamanı geldi! Bitirmenin de bir üslubu var tabii ki. Öncelikle bir konuşmayı zamanında bitirmek önemli. Konuyu bir sakız gibi uzatmanın ve böylece dinleyiciyi kaçırmanın bir manası yok.

•    Sözü uzatma. Söyleyeceklerini söylediysen ve her şeyin iyi gittiğini hissediyorsan sözü daha fazla uzatmaya gerek yok.
•    Konuşmanı ne zamanından çok önce bitir ne de çok sonra.
•    Konuşmayı bitirdiğinde “Oh be bitti, artık özgürüm.” izlenimi vermemelisin. O yüzden mimiklerini ve beden dilini kontrol altında tutmalısın.
•    Asıl mesajı vermeden konuşmaya son vermemelisin, anlattıkların havada kalmamalı.
•    Konuşmanı özetleyerek bitirirsen akılda kalıcı bir konuşmanın son şeklini de vermiş olursun.
•    Konuşmanın sonunda konuşma ile ilgili bir deney yapıp konuşmayı hareketli bir biçimde bitirebilirsin.
•    “Konuşmam burada bitmiştir” gibi klişe bir bitiş yapmamalısın, konuşmayı en heyecanlı noktasında bitirmelisin.

İşte sana konuşmaların sırasında etkili olabilmenin püf noktalarını vermiş bulunuyoruz. Derslerde olsun, işte olsun, arkadaşlar arasında olsun güzel ve etkili konuşmak çok önemli ve bunu birkaç noktaya dikkat ederek, alıştırmalar yaparak, tekrarlar yaparak başarabilirsin! Bir de unutma ki bazen çok konuşarak ilgiyi üzerine topladığını düşünebilirsin fakat önemli olan az söz ile çok şey söylemektir! Konuyu uzatmadan mesaj vermek çok önemli! Başarılar…

kaynak kitap:

Maviş, Adil. Söz Söyleme ve İnsanları Etkileme Sanatı. İstanbul: Hayat Yayınları, 2004.

Özdemir, Emin. Güzel ve Etkili Konuşma Sanatı. İstanbul: Remzi Kitabevi, 1992.

Hızlı okuma teknikleri
 
Her zaman her yerde bir şeyler okumak zorundayız, bir şeyleri okuyup anlamak zorundayız, hatta okuduklarımızı da anlatmak zorundayız. Fakat oku oku bu kitaplar, dosyalar, evraklar, ödevler, projeler… bitmiyor mu diyorsun? Belki de yeteri kadar hızlı okumuyorsun? Hızlı okuma tekniklerini öğrenerek, okumalarının hızını artırabilir, daha kısa zamanda daha çok şey okuyabilirsin. Ve böylece yetişmesi gereken her şeyi vaktinde yapabilirsin. Dakikada 150 kelime mi okumayı tercih edersin yoksa bu sayıyı 1000’e kadar çıkarmak mı? Tabii ki herkes daha hızlı okumak ve aynı zamanda okuduğunu anlamak ister. İşte bunun teknikleri var. Tüm bunları göz önünde bulundurup okumalarını yaparsan okumalarında daha verimli olabilirsin.


Neden hızlı okumalıyım?


Hızlı okuman için birçok neden var. Kariyerin için, eğitimin için, bilgi ve kültür seviyen için hızlı okuma senin için anahtar bir rol oynuyor. İşte hızlı okumanın nedenlerinden bazıları:

•    Hızlı okumayı öğrendiğinde aynı süre içerisinde daha fazla okuma imkânı bulacaksın.
•    Böylece zamandan tasarruf etmiş olacaksın.
•    Daha iyi anlayacak ve okuduklarını daha iyi hatırlayacaksın.
•    Bilgi dağarcığını artırma konusunda herkesten bir adım önde olacaksın. Kısa zamanda çok şey okuyup anlayarak daha geniş bilgi sahibi olacaksın.
•    Çağımızda hızla gelişen yenilikleri hızlı okuma alışkanlığın sayesinde yakından takip edebilecek; öğrenim hızını ve bilgi seviyeni artıracaksın.
•    Hızlı okuyarak zihin hareketlerini hızlandıracak ve karar verme işlemlerini çabuk geliştireceksin.

Okumayı yavaşlatan nedenler nedir ve bu nedenler nasıl ortadan kaldırılır onlara bir göz atalım:

•    Sesli okuma okuyucuyu bir hayli yavaşlatıyor. Dudak kıpırdatarak okuma yaptığında aynı anda dudağını, gözlerini, dilini, boğazını, kulağını ve zihnini kullanırsın. Böylece okumaya odaklanma kapasiteni düşürmüş olursun. Sesli okumayı engellemek için dişlerinin arasına kalem koyabilirsin. Hafif dinlendirici müzik eşliğinde okuma yapmak da sesli okumayı engelleyecektir.
•    Bazen okuduğumuzu iyice anladığımızdan emin olmak için kelimeleri tane tane okuruz. Önündeki metinleri tane tane okumaya kalkarsan bu kez de okumaktan çabuk sıkılırsın ve gözlerin yorulur. Bu da okumayı yavaşlatan bir etken oluyor. Tek tek, tane tane okuma yapıldığında kelimeler arası boşluklar oluşur ve bu boşlukları beynimiz alakasız şeylerle doldurmaya başlar. Mesela kelime aralarında beyin hayal kurar, plan yapar, başka şeyler düşünür. Bu yüzden de okunulan şey anlaşılmaz. Konsantrasyon azalır. Bu engeli bütünsel bir yaklaşımla çözmek mümkün, kelimeleri tek tek görmek yerine bütünsel olarak görmemiz gerekir.
•    Tekrar tekrar geri dönüşler yapılarak okumalar da okuma hızını engeller. Geri dönüşler yaparak okumanın nedeni de okuduğumuzu anladığımızdan emin olmak. Bunun nedeni kendine güvensizlikten kaynaklanıyor. Okunulanı iyice yiyip yutmak için tekrar tekrar okumak tercih ediliyor. Hâlbuki bu zihni yormaktan başka bir işe yaramıyor. Okuduğunu tek seferde anlayacağına kendini şartlamalısın ve okurken elinde bir kâğıt ile okuduklarını kapata kapata ilerleyerek geri dönmeden okuma ve anlama alışkanlığını artırmalısın.
•    Bazen okuduğumuz şeyin aslında nelerden bahsettiğini hiç bilmeden okumaya başlarız. Aslında sadece gözlerimiz kelimeler üzerinde geziyordur. Okumaya başlamadan önce okuduğumuz şey hakkında bilgi sahibi olmalıyız. Neden bu metni okuyoruz? Bu metin bize ne diyor? Ana fikri nedir? … tüm bunları bilirsek daha etkin bir okuma gerçekleştiririz.
•    Kelime dağarcığının yeterli olmaması da okumayı ve anlamayı yavaşlatır. Okuduğumuz şeyler beynimizde var olan bilgiler ile örtüşmezse okuduklarımız havada kalır ve beyin bunları bir bilgi olarak kapısından içeri almaz. Bu yüzden kelime dağarcığının genişletilmesi önemlidir.

 


Hızlı okumayı teknikleri ile öğren…

Hızlı Okuma adlı kitabın yazarı Mustafa Ruşen hızlı okuma tekniklerini üç bölüme ayırıyor.  Bunlar Çabukluk, Kavrama ve Bellek. Ve bu üst başlıklar altında çeşitli hızlı okuma teknikleri öneriyor:

Nasıl çabuk okuyabilirsin?

Çabuk okuma alışkanlığı elde edebilmek için gözümüze sürat ve çeviklik kazandırabiliriz, böylece sözcükleri tanıma hızımız artacaktır. Görme alanını geliştirmek, bu alandan tam olarak yararlanmak, okumada edinilen kötü alışkanlıklardan kurtulmak, okumada göze ritim kazandırmak çabukluğu artıracak eylemlerdir.

Bazı alıştırmalar:

•    Kelime kümeleri oluşturarak okuma, okuma hızını artırır. İkili, üçlü veya dörtlü kelime kümeleri oluştur. Bu kümelerin orta alt kısımlarına noktalar koy ve kaleminin ucunu bu noktalar üzerinde gittikçe hızlanan atlayışlar ile hareket ettir. Her duraklama noktasında kümeyi bir bütün olarak görmeye çalış. Böylece daha geniş bir alanı görür ve okumanı ona göre yapabilirsin.
•    Bir seferde birkaç satır birden görebilirsin. Bunun alıştırmasını şiirler okuyarak yapabilirsin. Bir seferde dört mısralık bir bölümü okumaya çalışmalısın. Bu alışkanlığı daha sonra diğer okumalarında da uygulayabilirsin.
•    Sayfalara bakış açın kuşbakışı 40-45 derece ve göz ile merin arasında 30-35 cm olmalı. Bu bakış açısını sağladıktan sonra sayfaları hızlı hızlı çevir ve tek seferde bir sayfada daha fazla kelime görebilme alıştırmaları yap.
•    Her okumada bir önceki okuma çabukluğunu aşmaya çalış ve kendini disipline et, amacına konsantre ol.

Çabukluk konusundaki çalışmaları tamamladıktan sonra, kavrama tekniklerini de geliştirebilirsin.

•    Aklımız hızla ilerlerken gözümüzle onun bu hızına yetişemeyebiliyoruz. Çünkü göz sırasıyla önüne gelenleri okurken, akıl daha önce okunanları düşünüyor olabilir, sonuçlar çıkarmaya uğraşıyor olabilir, yani akıl daldan dala konuyor olabilir. Bu yüzden okuma hızı ile düşünme hızı birbirine paralel olmalıdır. Burada kavrama için önemli olan yine kümeleyerek okuma yöntemidir. Böylece hızlı giden zihin hareketlerine hızlı bir okuma ile yetişilebilir.
•    Kavramayı artırabilmek için okunulan metnin ana fikrini anlamak önemlidir. Ana fikri anlamak için de vurgulanan cümlelere dikkat etmek gerekir. “Bilhassa, bu nedenle, bu yüzden, bu sebeple, sonuç olarak, bunun sonucunda, özetle, aslında, genellikle” gibi kelimeler ana fikri bulmamıza yardımcı olacaktır. Ayrıca okuma esnasında ana fikirlerin altını çizersen bir dahaki okumalar için kolaylık sağlamış olursun.

 


•    Çabuk okuma tekniklerinin yanı sıra okuduğun metne sağdan soldan gelen uyarıcıları dikkate almadan odaklanırsan okuduklarını kavrama yetin artacaktır. Konu, ilgilendiğin bir konuysa bu zaten kolay olacaktır. Fakat ilgini çekmeyen bir konuyu okumak durumunda kaldığında okuduklarını merak etme hissini edinebilirsen ve önyargılarından kurtulursan metne yoğunlaşman daha kolay olabilir. 
•    Ayrıca kelime dağarcığı ne kadar geniş olursa kavrama yeteneği de o kadar fazla olacaktır.

Belleğimi nasıl artıracağım?

Çabuk okuma ve kavrama meselesini hallettikten sonra sıra geldi belleğin artırılmasına. Okuduk okuduk, fakat okuduklarımızı tabii ki hatırlamamız gerekiyor. Bunun da yolları var:

•    Kısa zaman aralıklarıyla tekrarlar yap.
•    Okuduklarını daha önceki okuduklarınla karşılaştır, yorumlar yap.
•    Zihnini geliştirmek için zihin alıştırmaları yap.
•    Felsefe ağırlıklı konular okuyarak düşünce yeteneklerini geliştir.
•    Okuduklarını arkadaşlarınla, yakınlarınla paylaş. Böylece onları hafızana iyice yerleştirebilirsin.
•    Okumalarının yanlarına önemli olduğunu düşündüğün yerleri not al, bu bir özet gibi olabilir, metin kenarında anahtar sözcükler oluşturarak bir bakışta o konuyu hatırlayabilirsin
•    İşte bu tip yöntemlerle okuma hızını artırabilir, aynı zamanda daha fazla şey okuyabilir ya da arta kalan zamanını başka güzel şeylerle geçirebilirsin! Hızlı okuma tekniklerini öğrenerek geriye kalan zamanı istediğin gibi kullanma şansın varken bunu denemelisin! Onlarca kitap okumak yerine yüzlerce kitap okuyabilirsin. Derslerine çalışırken daha verimli olabilirsin. İş hayatında sana faydalı olacak her türlü bilgiye daha kısa sürede ulaşabilirsin. Şimdiden çalışmalara başlamalısın!

kaynak kitap:

Ruşen, Mustafa. Hızlı Okuyarak Anlama ve Seçmeli Okuma Yöntemleri = speed reading, skimming, scanning, eye movement. İstanbul: Alfa Basım Yayım Dağıtım, 1995.
 

 

Motivasyon Teknikleri

Miskinliği yenip bir işe başlamak ne kadar zor görünüyorsa, o işe motive olmak, o işi devam ettirip o işten bir sonuç almak da bir o kadar zor görünüyor olabilir. Fakat her şey, o işe motive olup olmamakla ilgili… Sen istersen, sen odaklanırsan, sen kendini güçlü hisseder ve sen bu işin sonunu getirmek üzere kesin kararlar alırsan; bu iş kesinlikle olacaktır.

 

Bu işin sınırı ve sınırsızlığı sensin, o yüzden meseleyi kendinle halletmelisin, motivasyon tekniklerini öğrenip engelleri aşmalısın!

Motive olmak için neler yapılabilir?

  • Yapmak istediğin her şeyi yaz: Böylece yazarken bile motive olmuş olacaksın.
  • Geçmişte nerede olduğunu, şu an neler yapmakta olduğunu düşün. Ve ilerisi için hayaller kur. Yapabildiklerini ve yapabileceklerini yan yana koy! Gelecek ile ilgili hayallerin ve şu an yapabildiklerin motive olmana yardımcı olacak.
  • Bir işe kalkışmadan önce onu iyice bir araştır, o iş hakkında kitaplar oku ve bilgi edin.
  • Motive olmak istediğin konu ile ilgili her yere post-itler, semboller, hatırlatıcılar koyabilirsin.
  • Yapmak istediğin iş konusunda kendine bir model bulabilirsin. Mesela iş yerinde bir sunum mu yapacaksın ya da okulda bir konu mu anlatacaksın, üstlerinden veya hocalarından birini kendine örnek al. Onların taktiklerini, duruşlarını, tavırlarını yakın takibe al!
  • Yapmak istediğin şeyin sana neler getireceğini, bu işin sonunda neler kazanacağını da bir kenara yazmalısın. Tüm bunlar seni motive edecek, hedefe yaklaştıracaktır.
  • Hedefleri abartmamak da önemli. Bir kişi aynı anda bir çok işe motive olamaz. Bu yüzden hedefini bir ile üç arasında tutmalısın. Daha fazlası motivasyonunun azalmasına neden olacaktır.
  • Aşama aşama hedefine yaklaşıyor musun? Bunları tek tek belirle ve başarıların için kendine küçük ödüller ver.
  • Kendine olumlu sinyaller gönder: “Bunu yapabilirim”, “Başaracağım”, “Bu iş tam benlik” gibi cümleler motivasyonunu artırır, kişiyi stresten uzaklaştırır.
  • Pozitif enerji çok önemli. Kendi iç konuşmalarında ve davranışlarında iyimser olmaya çok dikkat etmelisin. Arkadaş seçerken de pozitif enerji veren insanlarla vakit geçirmelisin.
  • Motivasyonunu abartıp gece gündüz durmaksızın onun peşinde koşarsan, bu sana fayda yerine zarar getirecektir. Kendine zaman ayırmalı ve eğlenceli işlere vakit ayırmalısın.
  • Güne iyi başlamak da çok önemli. Ilık bir duş, neşeli bir müzik, güzel bir kahvaltı ile güne başlarsan, motivasyon gücün de artacaktır.

İşte sana motive olabilmen için birkaç tüyo!

Fakat tabii ki de bunları okuyup sonra hayatına kaldığın yerden devam etme!

Bu tüyoları unutma ve hayata geçir!

Göreceksin, hedeflere doğru hızla ilerleyen daha mutlu bir hayat seni bekliyor olacak!

Kaynak: kigem.com


REKLAM ALANI

Reklamı Kapat
Bugün 9 ziyaretçi (65 klik) kişi burdaydı!
=> Sen de ücretsiz bir internet sitesi kurmak ister misin? O zaman burayı tıkla! <=

Zirve100 Site ekle
Eğitim